Oyunlar
Bugün daha aşina olduğumuz bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Oyunlar. Evet biraz farklı gidiyor blogumuz ama olay da bu. Oyunlar benim için vakit geçirme aracından daha çok eğlenceli ve duygusal bir bağlanma yolu olmuştur her zaman. İlk oyun oynama anım da biraz benim için değişik olmuştu.
1. Oyunlarla Tanışma
Ailemin arkadaşlarından biri olan doktor bir teyzem -öz olarak değil- vardı. Kendisi çok bonkör ve bir o kadar da kibar biriydi. Ara sıra beni dışarı çıkartır, o zamanki çocuk aklımla ben ne istersem ikiletmeden satın alırdı. Hatta oyuncakçıdaki çok beğendiğim bir masayı ve sandalye takımını aldığını hatırlarım. Masa ne alaka diye sormayın işte vizyonumuz bu kadardı o zaman. Neyse yine bir gün beni gezmeye çıkardığında her zaman gittiğimiz o alışveriş mağazalarını es geçip başka bir yerin önünde durduk. Tam kestirememiştim ama sorduğumda arkadaşlarının evlerine geldiğimizi söylemişti. Önlerinde durduğumuz bina 2 katlı bir evdi. Kapıyı çaldığımızda bizi evli bir çift karşıladı. Onlar da teyzem gibi güler yüzlüydü. İçeri girdik ve salonda onlar çay içerken kadının kocası salondaki masada duran bilgisayardan bir oyun açtı. GTA San Andreas. Bana tuşları öğretti ve beni meşhur bisiklet yeriyle baş başa bıraktı. Şimdiye kıyasla o zamanlar kontroller aşırı zor gelmişti küçük Efe'ye. Biraz ileri geri gittikten sonra da oynamaktan vazgeçtim.
Tabi burada bitmiyor oyun maceram. Birkaç yıl daha sonra bu sefer kendi merakıma yenik düşüp bu sektöre giriyorum. E tabi arkadaşlarımın da o zamanki katkısı büyüktü. Bir ilkokul yazında evde babamla otururken ona derdimi anlattım ve o da beni kırmadı. Doğruca çarşıya gidip Nasrullah yakınlarındaki bir oyun ve teknoloji mağazasına girdik. Oradaki abi kasanın köşesinde duran CD kutusunu gösterdi. Aralarından babam ve ben oyun bakarken benim gözüm bir şey kestirdi. Sims 3. Sadece Minecraft ve GTA tarzı oyunlar bildiğim bu zamanda Sims 3 tarzı bir oyun görmek baya bir enterasandı. Oyunu eve gelip yüklediğimde mekaniklerini çözmem uzun sürmedi ve oyunun içinde saatlerimi fark etmeden harcadım.
2. Oyun Önerileri
Öncelikle söylemeliyim kim bunlar tamamen benim tercih edip sevdiğim oyunlar. Siz seversiniz sevmezsiniz ama ben bunları önermek istedim. Şimdiden iyi okumalar.
1. Life İs Strange 1
Hayatım boyunca oynadığım ve sonunda ağladığım nadir yapılardan biri. Hikaye anlamında zengin olan bu oyun size Chloe ve Max'in arasındaki bağların ne kadar güçlü olduğunu aktaracak. Bu yaz oynamak için çıtlatmalık bir hikayeli oyun.
2. Unpacking
3. Coffee Talk
Küçük bir kafe işlettiğiniz bu oyunda gelen müşterilerle konuşurken bir yandan da kahve yapmaya çalışıyoruz. Her karakterin ve ırkın kendine özgü farklı zevkleri olduğu için ona göre kahve hazırlamaya özen gösterin. Bu indie oyun eminim ki sizde güzel anılar bırakacaktır.
4. Doki Doki Literature Club!
Uzaktan tatlı ve bir o kadar da eğlenceli gözüken anime kızlı bir psikolojik korku oyunu. Oyundaki amacımız arkadaşımız Sayori'nin daveti üzerine katıldığımız edebiyat kulübündeki güzel kızlardan birini düşürebilmek. İlk oynadığımda sonuna şaşırmıştım.
5. Tomb Raider 2013
Kısacası güzel, zaman çürütebileceğiniz bir Tomb Raider oyunu. İçindeki bulmacalar ve aksiyon gayet yerinde. Yaz için güzel zaman geçirirsiniz.
Tekrardan hatırlatmak gerekirse bunlar benim sevdiğim oyunlar ve şuan aklıma bunlar geldi. Yazımı okuduğunuz için teşekkürler. İyi geçinin.
Yorumlar
Yorum Gönder